Food Waste | David Evans (Kitap)

Sıfır Atık, mutfak alışverişlerinden zamanında tüketilmeden arta kalan, bozulmaya yüz tutmuş sebze ve meyvelerin neredeyse kaçınılmaz olan kaderini yani ‘gıda israfı’nı inceliyor. Gıdanın atığa dönüşmesinin pek çok nedeni ve olumsuz sonucu var. Kitap, David Evans’ın Britanya’nın kuzey batısında gerçekleştirdiği etnografik araştırmanın detayları ile şekilleniyor. Saha çalışmasında toplanan, hane halkı gıda atığı ile ilgili bulgular eşliğinde fazla gıdanın ‘artık’ haline gelmesine sebep olan davranış ve alışkanlıklar sırasıyla ele alınıyor.

Gıda atığı ile ilgili tartışmalarda hiç kuşkusuz tüketici davranış ve tercihleri ön plana çıkıyor. Ancak, sorumluluğun sadece tüketiciye yüklenmesi oldukça yetersiz bir değerlendirme olur. Örneğin, süpermarketlerde meyve sebzeler için uygulanan standart şekil ve ölçülendirme kriterleri, müşterilerde beklentiler oluşturmaktadır. Bu standarda uymayan meyve ve sebzeler tüketilebilir nitelikte olmalarına rağmen ‘ugly food’ olarak bir tarafa ayrılmakta ve çoğu kez alıcı bulunamamaktadır.

David Evans, araştırma için Manchester’ın güneyinde iki sıradan caddede oturan tüketicilerin marketten alışverişlerine eşlik ediyor, alınanların gruplanması ve buzdolabına yerleştirilmesine tanık oluyor, pişirilen yemeklerde alınan malzemelerin ne kadarının kullanıldığını gözlemliyor ve bir sonraki alışverişe kadar kalan artıkların bozulmadan önce kullanıldığını mı yoksa çöpe mi atıldığını tespit ediyor. Gıdanın izlediği yol sırasıyla çiğ gıda, pişmiş gıda, yemeye hazır öğün, artakalan öğün, ve/veya bozulmak üzere olanlar şeklinde ilerliyor. Her bir adımda tüketicinin gösterdiği davranışlar nedenleri ile kendilerine soruluyor.

David Evans’ın bu çalışmaya katılan ailelerin tüketebileceğinden fazla gıda satın aldıklarına dair net bir tespiti var. Gereğinden fazla gıda satın alınması ile sonuçlanan süreçte doğru beslenme çabaları, market alışverişi rutinleri ve perakende ürünlerin satış biçimleri başlıca etkenler.

‘Doğru gıda’nın ne olduğu tüketicilere politikacılar, ev ekonomistleri, diyetisyenler, ünlü şefler, aktivistler, endüstrideki profesyoneller ve benzeri ‘gıda uzmanları’ tarafından aktarılıyor. Öğünlerin evde taze şekilde hazırlanması, abur cuburdan kaçınılması, hazır gıdaların (soslar, dondurulmuş ürünler, konserveler vb) mümkün olduğunca kullanılmaması, gün içinde farklı içerikli öğünler hazırlanması ve bir öğünde farklı içerikler kullanılması önerilenler arasında. Bu ‘ideal’e oldukça yakın görünen kuralların hayata geçirilmesi zordur, tüketici açısından bunları uygulamanın ilk aşaması market alışverişidir.

Hayatın akışı içinde rutinler, haftalık market alışveriş listesini büyük ölçüde etkiler. Ancak, günlük akışta yaşanan en küçük bir değişim o akşam evde hazırlanmayı ve tüketilmeyi bekleyen gıdanın kaderini belirleyebiliyor.

Mutfak alışverişi genllikle 7-10 günlük süreler için yapılıyor, tüketiciler son tüketim tarihine veya gıdaların eve geliş tarihlerine oldukça duyarlı. Yeni tur alışveriş paketleri eve geldiğinde, bir önceki haftaya ait sebze ve meyveler büyük ölçüde çöpe gidiyor. Gıda güvenliği ve depolama ile ilgili kaygılar da bu çöpe atma davranışında etkili oluyor. Ayrıca, buzdolabını kontrol etmeden yapılan alışverişler de ihtiyaç dışı alımla sonuçlanıyor.

Marketlerde bazı sebze ve meyveler kapalı paketler içinde satılıyor. Tüketiciler bu durumda ‘tüm paketi’ satın almak zorunda kalıyorlar. Örneğin, bir yemekte sadece 300 gr taze fasulyeye ihtiyaç varken kapalı pakette 500 gr fasulye satın alınıyor. Süpermarketlerin belirlediği porsiyonlar, tüketicilerin kullanımı ile pek örtüşmüyor.

Gıda atığının oluşmasında aile bireyleri arasındaki ilişkiler de etkili oluyor. Denenmiş ve beğenilmiş tariflerin yanı sıra annelerin çocukları için veya konular için (farklı kültürlerden) yeni tarifler denemesi farklı gıdaların satın alınmasını gerektiriyor. Ayrıca, pek çok aile farklı günlerde üst üste aynı içerikteki öğünleri tüketmeyi tercih etmiyor ve/veya doğru bulmuyor.

David Evans, artakalan yemekleri ‘atık zincirindeki boşluk’ olarak tanımlıyor. Öğünlerden artakalan yemekleri örneğin plastik bir kap içinde buzdolabında saklamak hem mekansal hem de zamansal uzatma yaşatıyor. Bu yemekler dolapta beklerken besin değerleri azalıyor, diğer yandan tüketilmeyeceği belli olduğu halde bozulmaya yüz tutana kadar bekletiliyor.

Evsel gıda atığını inceleyenler ‘gıda’nın ‘artakalan’, ardından ‘fazlalık’ ve en sonunda ‘atık’ haline geldiği noktaya odaklanabilir. (sayfa 104)

Food Waste Graph - sayfa 105

sayfa 105

Bu grafik, kitap boyunca incelenen gıdanın atığa dönüşme sürecini temsil etmektedir. David Evans, bireylerin doğrudan etkilerinin yanı sıra materyal ve sosyal faktörlere grafikte yer verdiğini ancak bunu şamtik gösterimi kolaylaştırmak için olduğunun altını çiziyor. Ona göre, insan olmayan faktörler (örneğin çöp kutusu, ev teknolojileri, gıda paketleri, gıdanın bozulmasına sebep olan mikroplar) ve sosyal faktörler (tat, gelenek, zaman, aile içi ilişkiler) içiçe geçerek bu süreci şekillendiriyor.

Atık azaltma çabaları, çok katmanlı bir süreç. Gıda atığını azaltmak için atıkla pek de ilişkili olmayan eylemler de incelenebilir. Örneğin alışverişe gitme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, daha kısa aralıklarla alışveriş yapılması gıdaların bozulmayı beklemesini bir nebze de olsa önleyebilir. Perakende noktalarında büyük porsiyonlu ürünler yerine daha ufak gramajlar satılabilir. Bir yemeklik taze karışık sebze paketi ya da bir öğünlük meyve paketleri satışa sunulabilir.

Endişe, grafikte yer alan bir başka nokta. Endişe, gıda güvenliğinin sağlanması, sağlıklı yemeklerin yapılması, gıdanın kaynağı söz konusu olduğunda ortaya çıkıyor. Endişenin sosyal yönü de var, tüketicilerin hem kendileri hem de yakınları için hazırladıkları gıdalar konusunda titiz ve seçici olmaları oldukça anlaşılır. Ayrıca, tüketilen gıdaların niteliği, sosyal sınıf, kimlik ve saygınlık ile de bağlantılı görünüyor.

Gıdanın geri dönüşümü incelenen bir başka başlık. Britanya’da son dönemde bazı belediyeler ve yerel yönetimler gıda atıkları için özel olarak kullanılacak çöp kutuları dağıtıyor. Gıda atıkları bu şekilde şehir çöplüğüne gitmekten kurtarılmış oluyor. Ancak, bu kutular hane halkının henüz kullanılabilir gıdaları kullanma çabası göstermeden doğrudan atılmasına da sebep olabilir. Ne de olsa, bu kutular gıdaların dönüşümü için vardır, bu nedenle tüketicilerin ‘içleri daha rahat’tır.

Artakalan gıda için alternatif bazı yollar da vardır; hediyeleşme, yeniden kullanım ve kurtarma.


Food Waste - Home Consumption, Material Culture and Everyday Life Food Waste - Home Consumption, Material Culture and Everyday Life
Sıfır Atık - Tüketim Kültürü ve Gıda İsrafı
David Evans
2020
128 sayfa
goodreads  external link
# çevre
copy   https://www.nonfictionbooks.xyz/food-waste.html



2022 kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan

mart

şubat

ocak


2021 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan


2020 temmuz

nisan


2019 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan

şubat

ocak


2018 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan

mart

şubat

ocak


2017 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan

mart

şubat

ocak


2016 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

haziran

mayıs

nisan

mart

şubat

ocak


2015 aralık

kasım

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

ocak


2014 aralık

kasım

eylül


2013 aralık

kasım