Hired | James Bloodwroth (Kitap)

Hired, İngiltere’de mavi yakalı olarak ve asgari ücretle çalışanların çalıştıkları işlere, yaşam koşullarına ve emeklerinin karşılıklarını alıp almadıklarına odaklanan bir kitap. Gazeteci James Bloodworth, altı ay süresince İngiltere’de farklı şehirlerde düşük ücretli işlerde çalışarak edindiği tecrübeleri ve gözlemleri aktarıyor. Bunun da ötesine geçerek, çalışan sınıftaki sosyoekonomik değişimlere değinerek değişen iş yaşamını, çalışma kültürünü ve toplumdaki değişiklikleri tartışıyor. Kitabın önsözünde bugünün İngiltere’sinde her yirmi kişiden birinin asgari ücretle geçinmeye çalıştığı ve bu kişilerin bir zamanların popüler endüstri ve üretim tesislerinin kurulu olduğu şehir ve kasabalarda yaşamlarını sürdürdükleri belirtiliyor. Bu grupta yer alan çok sayıda insan da ülke dışında doğmuş. 2008 yılında yaşanan finansal kriz sonrasında, kamu hizmetlerinde kesintilere gidildiği gibi bazı hizmetler de özel sektöre devredilmiş. İngiltere’de ilgili istatistiklere istihdam oranlarında yaşanan artış yansısa da, çalışan işgücünün özellikle önceki yıllara kıyasla giderek daha vasıfsız ve güvencesiz işlerde çalıştıkları gerçeği kitapta özellikle vurgulanıyor.

Kitap, yazarın ilk elden edindiği tecrübesine dayanması nedeni ile çarpıcı ayrıntılar içeriyor. Kitap için araştırma yaptığı sırada tek geliri çalıştığı işlerden elde ettiği ücret olan yazar, bütçesine uygun oda kiralıyor ve çoğu zaman da fast food ile beslenmek zorunda kalıyor.

Amazon

Bloodworth, öncelikle Amazon’un Rugeley, Staffordshire’da yer alan dağıtım merkezinde sipariş toplayıcı (order picker) olarak çalışmaya başlıyor. Rugeley’de pek çok kişiye istihdam sağlayan elektrik santralinin kademeli olarak kapatılması sonrasında bugün pek çok kişi Amazon ve Tesco’da çalışıyor. Kitaba göre, başka bir yerde iş bulmak pek de kolay değil, mevcut işlerde çağrı üzerine çalışmak mümkün (zero-hour contract). Sözleşmeler kısa süreli ve minimum saatlik ücret veriliyor. Herhangi bir iş güvencesi olmadığı gibi çalışanların gelirleri de kendilerine son dakikada atanan mesailerin toplam saatine bağlı ve oldukça değişken.

Amazon deposunda vardiyalı olarak çalışmak el terminali ekranının yönlendirmesi ile rafların arasında dolaşarak siparişteki ürünleri bulmayı gerektiriyor. Sürekli takip edilen çalışanlar saatlik hedeflerini tutturmak için seri hareket etmek zorundalar. Çalışanlara yaptıkları en küçük bir hata sonrasında disiplin puanı veriliyor ve belli bir puanı aşan kişiler işten çıkarılıyor. Hem işyerine girişte ve çıkışta hem de molalarda geçmek zorunda oldukları güvenlik noktalarında üstleri aranıyor. Çalışanların çoğunu Doğu Avrupa ülkelerinden gelen1 göçmenler oluşturuyor.

Amazon sunduğu çalışma koşulları gereği bulunduğu yerin günlük hayatını da kaçınılmaz olarak değiştiriyor. 1980’lerden bu yana her geçen yıl üretimle ilgili iş sayısında azalma yaşanması nedeni ile 2011 yılında Rugeley’de Amazon’un açılması yerel insanlar tarafından ister istemez memnuniyetle karşılanmış. Ancak, o tarihten bu yana Amazon’da çalışan çoğu kişi paylaşımlı evlerde kalıyor, her geçen gün artan kiralar nedeni ile kazançlarının önemli kısmını barınmaya ayırıyor. İşten arta kalan zamanlarında ise taze gıda ile yemek hazırlamak yerine daha uygun fiyatlı olan sağlıksız mikrodalga yemeklerini tüketmek zorunda kalıyorlar. Sosyal hayata bütçe ayırmak ise oldukça zor.

Sosyal Hizmetler

Bloodworth, sonraki işini Blackpool’da yaşlıların bakımını yapan Carewatch isimli bir firmada bulur. Kitaba göre, giderek yaşlanan bir nüfusa sahip olan İngiltere’de sosyal hizmetlerde çalışacak işgücünde büyük bir açık söz konusu. Son dönemde sosyal hizmetler devlet yerine özel sektör firmaları tarafından sağlanıyor.

İse alınan kişilere öncelikle sınıf içi eğitim veriliyor, sonrasında da işbaşında eğitim için günlük programı belli olan bir çalışana yardım etmeleri isteniyor. Günlük programlarını tamamlamak adına zamana karşı çalışan sosyal hizmetler çalışanları, maalesef uğradıkları evlerde çoğu kez gereken süreyi ayıramıyorlar. Göçmenlerin de bu sektörde yer alması ortaya bazı iletişim sorunları çıkarıyor. Örneğin İngilizce’si yetersiz olan bir çalışan verdiği bir ilacı gerekli şekilde not alamıyor, ya da alınmış bir notu anlamadığı için aynı ilacı bir kez daha hastaya verebiliyor.

Çağrı Merkezi

Bloodworth’in bir sonraki durağı South Wales’de bir çağrı merkezi olur. İngiltere’de bir milyondan fazla kişi çağrı merkezlerinde çalışıyor ve South Wales’de yaklaşık 30.000 kişinin çalıştığı 200’den fazla çağrı merkezi yer alıyor.

Yazarın Admiral’da çağrı merkezindeki “sözleme yenileme danışmanı” olduğu işinin kazancı ve koşulları önceki işlere oranla daha iyidir. Ancak, masabaşında 8’den 5’e uzun saatler boyunca oturmak ve telefondaki müşterileri ikna etmek yer yer zorlayıcıdır. Bloodworth, Admiral’ın işyerinde ‘eğlenceli’ bir ortam oluşturmak için çeşitli faaliyetlerde bulunduğunu da aktarıyor. Çalıştığı çağrı merkezindeki çalışanlar profil olarak diğer işlerde karşılaştığı kişilerden farklılar. Üniversite mezunu çalışanlar çağrı merkezini kariyerlerine başladıkları yer olarak kabul etseler de bazıları için buldukları bu işte geçirdikleri süre en başta planladıklarından uzun oluyor.

Uber

Bloodworth, son olarak Londra’ya geçiyor ve bir araba kiralıyarak Uber için sürücü olarak çalışmaya başlıyor (ındependent contractor). Kazancı diğer işlere göre daha yüksek olsa da, bir süre sonra tüm gün trafikte kalmanın negatif yönleri ve stresi daha ağır basıyor. Uber’in sürücülere sunduğu iş modeli her ne kadar “istediğin saatler arasında istediğin bölgede çalış” olsa da uygulama üzerinden kendisine gelen talebi üstüste rededen ya da yoğun saatlerde çalışmak istemeyen sürücülerin diledikleri kadar para kazanmaları pek de mümkün olmuyor. Uber’in uygulaması sürücülere ne yapmaları gerektiğini söylüyor ve bu ypnergeleri takip etmeyen sürücüler adeta algoritmaya yenik düşüyor. Uber’in iş modeli yolcu sayısından daha fazla sürücü olması üzerine kurulu olduğu için şehirde boş tur atarak yolcu bekleyen sürücüler kazanç kaybına uğruyor. Ancak bu durum ‘gig economy’nin 2 getirdiği olumsuzluklardan biri olarak kalmaya devam ediyor.

Kitapta genel olarak oldukça karamsar bir tablo çizilmiş ve İngiltere’nin Brexit ile Avrupa Birliğinden ayrılma sürecine nasıl geldiğine dair de çarpıcı ipuçları paylaşılmış. Haftada 80 saat çalışarak sadece yemek, su, kalacak yer gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilen insanların sayısındaki artışa dikkat çekildiği gibi kötü çalışma koşullarının yarattığı stres ve diğer olumsuzlukların bu insanlar üzerindeki negatif etkileri de yansıtılmış.

Bloodworth, kitabında daha çok Amazon ve Uber’in çalışma koşullarına odaklanırken, Carewatch ve Admiral’da geçirdiği süre için ise daha çok yaşadığı ortamı ve konuştuğu kişilerin bakış açılarını yansıtmayı tercih etmiş.

Kitapta geçen zero-hour contact, belirli süreli sözleşme ve independent contractor gibi gig ekonominin temelini oluşturan kavramlar bugün pek çok ülke için geçerli. Küreselleşmenin etkisi ile üretim Çin başta olmak üzere farklı ülkelere dağılırken, internetin ve elektronik ticaretin yaygınlaşması ile birlikte üretim yapan firmalar yerlerini Amazon, Uber gibi firmalara bıraktılar. James Bloodworth, İngiltere’nin içinde bulunduğu durumun bir resmini çekerken ekonominin bu koşullara nasıl geldiğini de özetliyor.

  1. Kitap, Brexit referandumundan hemen önce hazırlanmış. 

  2. Gig Economy: şirketlerin çalışanlarıyla belirsiz süreli sözleşme yapmak yerine geçici ve kısa dönemli kontratlar yaptığı çalışma biçimi 


Hired: Six Months Undercover in Low-Wage Britain Hired: Six Months Undercover in Low-Wage Britain
James Bloodworth
2018
288 sayfa
eng
goodreads  external link
tekrar okumaya değer!
# sosyoloji
★ ★ ★ ★ ★
https://www.nonfictionbooks.xyz/hired.html
« The Face on Your Plate | Jeffrey Moussaieff Masson (Kitap)
Redesign Your Life with Feng Shui | Yaron Zafran (Kitap) »



2023 ocak


2022 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan

mart

şubat

ocak


2021 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan


2020 temmuz

nisan


2019 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan

şubat

ocak


2018 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan

mart

şubat

ocak


2017 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

nisan

mart

şubat

ocak


2016 aralık

kasım

ekim

eylül

ağustos

haziran

mayıs

nisan

mart

şubat

ocak


2015 aralık

kasım

eylül

ağustos

temmuz

haziran

mayıs

ocak


2014 aralık

kasım

eylül


2013 aralık

kasım